Gönderen: Batuhan | 25/04/2010

Barışın imamı müslümanları huzursuz ediyor


Bir Müslüman din adamı Batı’nın değerlerini kucaklamaya karar verirse ne olur? Fransa’da Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy bir imamın öğretilerini kendi amaçları için kullanıyor. Burka yasağına destek vermesiyle dikkat çeken imam Hassen Chalghoumi, şu an kendi cemaatinden ölüm tehditleri alıyor.

Vaazlarında nefreti değil barışı öğütlese de, Hassen Chalghoumi’nin Fransa’nın en çok tanınan ve en tartışmalı imamı olduğunu söylemek mümkün. Cuma namazları öncesi polis arabaları Chalghoumi’nin camisinin önünde barikat kuruyor, kendisi dışarı çıktığı zaman iki tane koruma ona eşlik ediyor. Bazen bu durum o kadar dayanılmaz hale geliyor ki Chalghoumi, eşini ve beş çocuğunu alıp, ortalık belki biraz sakinleşir umuduyla birkaç haftalığına uzaklara gidiyor. Ama bu taktiğin bugüne kadar pek işe yaradığını söylemek mümkün değil.

Fransa’da resmi kayıtlara göre 5 milyon Müslüman var ama bu rakamın 8 milyona kadar çıkabileceği söyleniyor. Bazıları çok uzun zamandır bu ülkede, bazıları ise yeni göçmenler. Bu grubun içinden 1,400 kadının burka ya da peçe giydiği söyleniyor. Ama tabii ki bu rakam 400 de olabilir. Her neyse, Chalghoumi, kamuoyunun önünde burkayı kınayıp yasaklanmasına destek vererek yanlış bir iş yapmış olabilir.

Tunus’ta doğan Chalghoumi, 1996’da Fransa’ya gelmiş ve 2000’de Fransız vatandaşı olmuş. Paris’in en fakir bölgelerinden biri olan 66 bin kişilik Drancy banliyösünde yaşıyor. Basın, hükümet ve Elysée Sarayı, Chalghoumi’nin adını ilk kez Mayıs 2006’da radikal şeyler söylemeye başladığında duydu. Radikalden kastımız statükoya, cumhuriyete ve değerlerine aykırı şeyler değil. Chalghoumi’nin sözleri Fransız Anayasası’ndan kopyalanmışçasına sistem yanlısı ve barışçıydı.

‘BARIŞIN İMAMI’
O dönemde bir Müslüman din adamından beklenmedik bir biçimde Holokost’u tanıyan,Fransa’nın Yahudilerine seslenen ve yakınlaşmadan bahseden konuşmalar yapıyordu ve dolayısıyla kısa süre içinde “barışın imamı”olarak tanındı. Bu arada kendi cemaati içinde de rahatsızlık artıyordu. Chalghoumi’nin arabasının lastikleri indiriliyor, yabancılar evine saldırıyordu. Barışın imamı kendi insanlarının arasına anlaşmazlık tohumları ekip şiddet biçiyordu.

2000’lerin başında Fransız istihbaratı için Chalghoumi, “anlışılmadık radikal tavırlar takınan” bir İslamcıydı. Muhbirler yetkililere Cahlghoumi’nin cihat çağrısı yaptığını söylüyordu. Ama elbette bu neredeyse bütün Müslümanlara şüpheyle yaklaşılan bir dönemdi. Diğer yandan Chalghoumi bu iddiaları reddediyor.

Chalghoumi’nin şık görünümlü camisi, Drancy’nin belediye başkanından bir hediyeymiş. Komünistlerin belediyedeki 40 yıllık iktidarına son vermeyi başaran belediye başkanıFransa’nın laiklik prensibini yerle bir edip, belediye sınırları içindeki Müslümanları kucaklayabilmek adına 1.8 milyon euroya bu camiyi inşa ettirmiş.

“Tehditkâr İslam”ın üzerine bir güneş gibi doğan barışın imamı da bu amaca hizmet ediyor elbette. Düzgünce kesilmiş top sakalı, beyaz takkesi, mütevazı ve tehdit edici olmayan görünüşüyle Chalghoumi, hem iyi bir Müslüman hem de Fransa’nın yıllardır yolunu gözlediği imam. Dolayısıyla da yüzü sürekli olarak çeşitli basın organlarında yer buluyor. Le Monde’dan, Le Figaro’ya, televizyon haberlerinden talk showlara Chalghoumi her yerde.

BURKA YASAĞINA ONAY VERDİ
Özellikle Ocak sonunda bir gazete röportajında burka yasağını onayladığını açıklamasıyla bu ünü zirveye çıktı. Artık ne ona ne de camisinin küçük cemaatine huzur var. Röportajdan birkaç gün sonra genişçe bir topluluk vaazı basıp “Yahudilerin imamı” olarak tanımladıkları Chalghoumi’nin, “kendi adlarına konuşup onlara ihanet ettiği” gerekçesiyle istifasını istediler.

Bunun üzerine Chalghoumi’nin çevresindekiler ve kendisi ölüm tehditleri aldığı yönünde açıklamalar yapmaya başladı. Bu da Fransa’nın en büyük korkusunun gerçek olduğu anlamına geliyordu: Araplar, Araplara saldırıyordu. İmamın düşmanları o günden beri her Cuma caminin önünde toplanarak belediye başkanını, Chalghoumi’yi ve Siyonizmi protesto ediyor. Liderleri Abdülhakim Sefrioui Chalghoumi ve belediye başkanını yalancılıkla nitelendirip, “İslam’ın laiklik diyarında saldırıya uğradığını” ve hükümetin “İslam’ı içeriden yıkmak için camiler kurdurduğunu” söylüyor.

Sefrioui’nin söyledikleri bu kadar da değil. Fransa’nın İsrail’le ve dolayısıyla çocukları öldüren teröristlerle dost olduğunu, Chalghoumi’nin de Müslümanları, Cumhuriyet’in korkuluklarına çevirmeye yarayan bir araç olduğunu ve Fransa’nın Yahudileştiğini de söylüyor.

SİYASİLER KULLANIYOR
Elbette bugün Fransa’daki Müslümanların çoğu dindar bile değil ancak ülke küresel ekonomik krizin etkilerini henüz üzerinden atabilmiş değil. Dahası Sarkozy hükümeti vatandaşa verdiği sözü tutmakta başarısız oldu ve seçimler kapıda. Dolayısıyla bu elektrikli ortamda burka yasağı ve İmam Chalghoumi gibi dikkat dağıtıcı konulara ve bazı günah keçilerine ihtiyaç var.

Chalghoumi, bu ortamda dinine saldıran bir ülkeye ve İslam karşıtı sloganlarıyla oy toplamaya kalkışan politikacılara karşı direnmek yerine Fransa’ya bağlığını ifade etmeyi sürdürüyor. “Avrupalı İslam”ı ve “Fransız İslam”ı tartışacağı kitabından bahsederken “Ben Cumhuriyetçi bir imam olmak istiyorum” diyor. “Tehditkâr İslam’a karşı” duruyor ve “dininin imajını düzeltmek”ten bahsediyor. Bunun uzun bir savaş olacağının farkında ama yine de inancını kaybetmiyor.

hurriyet.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: